New York' un Tarihi
New York Limanı, yak¬laşık beş yüz yıl önce Giovanni da Verra-zano tarafından keşfedildi¬ğinden beri, bütün Avrupa ülkelerinin ele geçirmek isle¬diği bir yer oldu. 1621 yılında Hollandalılar bölgeye kürk tüccarları gönderdiler ancak New Amsterdam adını verdik¬leri bu koloniyi 1664 yılında İngilizler' e kaptırdılar. Artık buranın adı New York' tu. 1783 yılındaki Amerikan Bağımsızlık Savaşı sonucunda İngilizler' in yönetimi sona erdi bu ad değişmeden kaldı.
Büyük Kent
New York, 19. yüzyılda hızla büyü¬yüp önemli bir liman haline geldi. Nakliyat kolaylığı imalatı besledi, tica¬ret gelişti ve büyük servetler kazanıl¬maya başlandı. 1898'de Manhattan ve çevresindeki dört bölge birleştirildi ve New York dünyanın ikinci en büyük kenti oldu. 1800-1900 yılları arasında yetmiş dokuz binden üç milyona çıkan nüfusuyla kent, Amerika'nın kültür, eğlence ve ticaret merkezi haline geldi.
19. Yüzyılda New York
New York, ülkenin en büyük kenti ve en önemli limanı olarak hızla zenginleşti. Nakliyat kolaylıkları imalat sanayisini geliştirdi ve John Jacob Astor gibi büyük iş adamları milyonlar kazandı. Zenginler kent dışına yerleştiler ve toplu taşıma gelişti. Bu hızlı büyümeyle birlikte yangınlar, salgın hastalıklar ve mali krizlerde baş gösterdi. Amerika'ya gelen çok sayıda göçmenin bir kısmı zengin olurken, diğerleri Lower Manhattan'daki yoksul semtlerde toplandı.
Devrim Dönemi New York
New York, Bağımsızlık Savaşı sıra¬sında zor günler geçirmişti. Her tarafta siperler kazılmış; kent İngiliz birliklerinin ağır top atışları ve yan¬gınlar nedeniyle büyük zarar görmüştü. Yine de halk kriket ve boks karşılaşmaları, balolar ve at yarışla¬rıyla eğleniyordu. İngi¬lizler 1776 yılında ele geçirdikleri şehri komuta merkezi yaptılar. Amerikan kuvvetleri, Manhattan ancak iki yıl sonra, 25 Kasını 1783'te geri dönecekti.
Erken Dönem New York
Manhattan, Hollanda Bau Hindistan Kumpanyası' ydı. 1625 yılında burada New Amsterdam adında bir kürk tica¬reti üssü kovduğunda, M^onkin dilini *^jSı konuşan yerlilerin yaşadığı ormanlık bir araziydi. İlk yerleşimcilerin düzensiz yapılanması nedeniyle Lower Manhattan'ın sokakları hâlâ dünemeçlidir. Hollan-dalıların Breech- Wegh dediği Broadway, Weekquaesgeek M Trail olarak bilinen bir yerli yoluydu. Hailem adı ise Hollanda¬lılardan beri değişmemiştir. Peter Stuyvesant düzeni sağlayana dek kente karmaşa hâkimdi. İstedikleri verimi alama¬yan Hollandalılar kenti 1664'te, ona New York adını verecek olan İngilizlere bırakmıştır.
İki Savaş Arasında New York
New Yorklular 1920' lerde kendilerini eğlenceye kaptırmışlardı. Belediye Başka¬nı Jimmy Walker'in kabare kızlarıyla dolaşması, barlara ve Yankees maçlarına gitmesi kente örnek oluyordu. Ancak 1929 yılında borsanın çöküşüyle balayı bitti. 1932 yılında Walker yolsuzluk nedeniyle istifa etmiş, New Yorklular'ın dörtte biri işsiz kalmıştı. 1933 yılında Fiorello LaGuardia'nın belediye başkanı seçilmesi ise kentin kaderini değiştirdi.
Koloni Dönemi New York
New York, İngiliz yönetimi altında zenginleşti. Nüfusu hızla artan kentte un elemek en önemli ticari faaliyetti. Gemi yapımcılığı da gözde işlerdendi. Kent zenginleştikçe elit bir tabaka doğdu. Bu kesimin evlerinde kullanılmak üzere seçkin mobilya¬lar ve çatal bıçak gibi eşyalar üretilmeye başlandı. İngiltere, 100 yıldan uzun bir süre New York'un idaresini elinde tutmuş ancak koloninin refahın¬dan çok elde ettiği gelirle ilgilenmişti. Kraliyet, kolonilerin karşı olduğu vergiler koyuyor, bu da bağımsızlık ruhunu körük İtiyordu. Kral yanlıları özellik le New York' ta çelişki yaşıyordu. Devrimin arifesinde New York 20.000 nüfusuyla en büyük ikinci koloniydi.
Savaş Sonrası New York
New York, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana hem iyi günler gördü hem kötü günler. Dünyanın finans merkezi kabul edilen kent 1970' lerde iflasın eşiğine geldi. 1980' lerde zir¬veye ulaşan Wall Street, daha sonra 1929'dan sonra gör¬düğü en büyük çöküşü yaşadı. 1990' ların başından beri, kentteki suç oranı hızla düşmüş ve Grand Central Terminal ve "yeni" Times Square gibi yerlerdeki yenileme çalışmaları hız kazanmıştır. Bu yeniden yapılanma kentin Amerikan kültürel ve finansal hayatındaki konumu için büyük önem ifade eder.
Taşkınlıklar Çağı
New York'un ticaret prenslerinin zenginleşmesi kente altın çağını yaşattı. Göz kamaştırıcı pek çok bina bu dönemde inşa edilmiştir. Metropolitan Museum, Public Library ve Carnegie Hall gibi özel yerler kuruluyor, sanata hatırı sayılır ölçüde paralar harcanıyordu. Plaza ve eski Waldorf Astoria gibi lüks oteller ya da pahalı alışveriş merkezleri açılıyordu. Rüşvetçiliğiyle tanınan William "Boss" Tweed ve sirk sahibi Phineas T. Barnum gibi renkli kişiler krallar gibi yaşıyordu.
Yüzyılın Başında New York
New York, yeni yüzyılla birlikte Amerikan sanayisinin merkezi oldu. Ülkedeki şirketlerin % 70'i buradaydı ve liman, toplam ithalatın üçte ikisini karşılıyordu, Zenginler daha da zenginleşirken, yoksul mahallelerde hastalıklar yayılıyordu. Yine de göçmenler geleneklerini yaşatıyor, politik ve sosyal reformlar başlıyordu. 1900'de fabrikalarda düşük ücretlerle çalışan kadınlar ve çocukların haklarını korumak için, International Ladies' Garment Workers' Union kuruldu. 1911'de Triangle Shirtwaist fabrikası yangını reformları hızlandırdı.

